Sağlık Güven İster......
Mesane kanserleri ürolojik kanserler içinde ensık görülen kanser tipidir.İçi boş organlarda olduğu gibi mesane,iç yüzeyi örten mukaza,kas tabakası,dış yüzeyi örten sağlam zar tabakası olmak üzere üç tabakadan oluşmaktadır.
Korunmasız olarak bir yıl cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen çocuk sahibi olamayan ailelerin eşzamanlı olarak kadın doğum ve üroloji uzmanları tarafından muayene edilmeleri gerekmektedir.
Akut Sistit: Sistit idrar kesesinin (mesane) enfeksiyonudur.
Devamını oku...Gonokokal üretritin etkeni, gram-negatif bir diplokok olan Neisseria gonorrhoeae'dir.
Devamını oku...İnfertiliteye Yol Açan Sebepler (Başlıklar Halinde)
Devamını oku...Gonokokal üretritin etkeni, gram-negatif bir diplokok olan Neisseria gonorrhoeae'dir.
Gonokokal üretritin etkeni, gram-negatif bir diplokok olan Neisseria gonorrhoeae'dir. Inkübasyon ( kuluçka süresi ) genellikle 3-10 gün arasında değişmesine karşın, semptomların (belirtilerin) gelişmesi için gereken süre 12 saat gibi kısa veya 3 ay gibi uzun olabilir. Gonokokal üretritlerin en sık görülme nedeni cinsel ilişkidir. Bir erkek için, enfekte partner ile tek bir ilişki sonucu bulaşma riski yaklaşık %17-20, buna karşın enfekte erkekten dişiye bulaşma olasılığı %80'dir. Taşıyıcı veya hasta partner ile cinsel ilişki sayısı arttıkça risk de artar.
Gonore, düzenli olarak kondom (prezervatif) ve ilişkisi sonrası antibiyotik kullanımı, vajen içi antiseptik veya antibiyotik uygulaması ile önlenebilir. Ceftriaxone, Spectinomycin Ciprofloxacin, Norfloxacin, Cefuroxime aksetil, Ceftizoksime ve Amoxicillin tedavide kullanılabilir. Tedavi sonrasında hastaların takibi önemlidir. Tedavinin 3.-7. gününde hala üretrit sürüyorsa direnç gelişimi, postgonokoksik üretrit veya reenfeksiyon düşünülmelidir.
Üretrit varlığı halinde kültür veya gram boyama ile N. gonorrhoeae gösterilemediğinde, nongonokokal üretrit tanısı konulur. En önemli ve tehlikeli ajan Chlamydia trachomatis'tir. NGU li erkeklerin %25-60 ında ve gonoreli erkeklerin %4-35 inde üretrada gösterilebilir. Klamidyal enfeksiyonların %50 sinde herhangi bir bulgu yoktur ancak taşıyıcıdırlar. Hastaların %20-50 sinde Ureaplasma urealyticum NGU etkenidir. En sık, 20-24 yaşlarında görülür. Akut üretritlerin %50-75 i nongonokokaldır.
İnkubasyon periyodu 7-35 gündür.
Tetracycline, doxycycline veya erythromycin kullanılabilir. NGUten korunma, gonoredeki gibi prezervatif ve vaginal spermisit kullanımı ile sınırlıdır. Hastanın seksüel partnerlerinin birlikte tedavisi çok önemlidir.
Sifiliz (frengi), Treponema pallidum adlı spiroket tarafından oluşturulur. T. pallidum cilt ve mukoza yoluyla vücuda girer ve cinsel ilişkiden 2-4 hafta sonra peniste ağrısız şankr (zımbayla delinmiş görünümlü bir yara) gelişir. Bastırmakla ağrı saptanmaz. Tedavi verilmezse lezyon kendiliğinden yavaşça iyileşir. Hastalık 2 nci safhaya geçer. İnguinal bölgede tek ya da iki taraflı, birbirinden ayrı, ağrısız lenfadenopatiler (lenf bezi şişmesi) bulunabilir.
Şankrın tabanı kazınarak alınan materyale karanlık alan incelemesi yapılarak spiroketlerin görülmesiyle veya fluoresan antikor teknikleri ile tanı konur. Karanlık alan incelemesi yapılamıyorsa serolojik test kullanılmalıdır. Serolojik testler, şankrın ortaya çıkışından 1-3 hafta sonra bile negatif olabilir.
Ürolojik komplikasyonlar nadirdir ve hastalığın 3 üncü safhasında görülür. Bunlar arasında testis gomları ve nörosifilizde görülen nörojenik mesane sayılabilir.
Erken sifilizli hastalara penisilin G verilir. Penisilin allerjisi olanlara doxycycline veya tetracyclin verilebilir.
Hastalığa Trichomonas vaginalis neden olur Görülme sıklığı %2 dir. Kadın ve erkeklerde en sık 15-40 yaşlarında görülür. Cinsel ilişkiyle bulaşır ve enfekte kadınların erkek partnerlerinde %14-60 oranında, enfekte erkeklerin kadın partnerlerinde ise % 67-100 oranında bulunmuştur. Erkeklerde çoğu zaman bulgusuz seyreder.
Tedavi başarıyla sonuçlanana kadar prezervatif kullanılması gerekir. Hastaya ve partnerine metronidazole verilir. Tedaviye hemen yanıt alınır. Partnerlerin ciddiyetle tedavisi çok önemlidir.
Haemophilus ducreyi tarafından oluşturulur. Cinsel ilişkiden birkaç gün sonra görülen papül, şankroidin ilk belirtisidir. Sonra, tek veya birden fazla, kirli görünüşlü, ağrılı şankroid ülserler ortaya çıkar. Genellikle iltihaplı akıntı yaparlar. Hastalarda ateş, baş ağrısı ve halsizlik vardır. Tedavi edilmeyen ülserler yavaşça büyür, patlar ve diğerleriyle birleşirler. Ağrılı kasık enflamasyonu, lenfatik obstrüksiyona neden olur ve genital lenfödem, ileri evrede ise elefantiyazis gelişir. Hastaların %50 'sinde, ülserden alınan örneğin gram boyama ile incelenmesinde gram-negatif kokobasiller görülür. Biyopsi her zaman tanı koydurucudur.
Azithromycin 1 g. tek doz, erythromycin 500 mg. 4x1 7 gün, ceftriaxone 250 mg. tek doz kullanılabilir. Tanı sırasında ve 3 ay sonra HIV testi yapılması uygun olur. Uygun tedavi ile prognoz çok iyidir.
Chlamidya Trachomatis etkendir. Genital lezyon, lenfadenit ve rektal darlıklar görülebilir. Cinsel temastan 5-21 gün sonra bir papül veya püstül belirir. Genital lezyon küçüktür ve genellikle gözden kaçar. Kültürde C. trachomatis üremesi tanı koydurur.
İnguinal (kasık) lenf nodlarının rüptürü ile akıntılı sinüsler oluşur. Kronik inguinal enflamasyon lenfatik obstrüksiyon ve elefantiyazise neden olabilir. Rektal darlık, geç bir komplikasyondur.
Doxycycline, 100 mg. 2x1, 3 hafta süreyle kullanılır.
Etkeni Calymmatobacterium granulomatis (Donovan basili) ve inkubasyon periyodu 2-3 aydır.
Papül ilk belirtidir. Bundan, çevre ciltten kabarık, tabanı eritemli ve hemorajik sekresyon içiren, sert, endüre, ağrısız bir ülser oluşur. Boyanmış smirde Donovan cisimlerinin görülmesi tanı koydurucudur.
Tetracycline 500 mg. 4x1 veya trimethoprim-sulfamethoxazole (160/800 mg. tablet) 2x1 lezyonlar iyileşene kadar uygulanır.
HPV (insan papiloma virüsü) tarafından oluşur. Kuluçka süresi 1-2 ayı bulabilir.Tanı çok kolay olup lezyonun görülmesiyle konur.
Tedavide lezyonun yerleşimi, büyüklüğü, adedi gibi etmenler önemlidir.
Topikal kremler: Podophylin - imiquimod kremler, trichlorasetik asid kullanılabilir.
Ağrısız bir şekilde birkaç seansta lezyonlar tahrip edilebilir.
Cerrahi yolla lezyonların tek tek komple çıkartılması ve dibinin yakılması en etkin tedavidir. Lokal anesteziyleofis şartlarında yapılabilir.
• Üretral (idrar yolu içerisi) siğilleri ise endoskopik olarak yakmak mümkündür.
Üriner inkontinans kişinin isteği dışında idrar kaçırması demektir. Ciddi boyutta idrar kaçırma her 10 kadından birini etkileyen bir sorundur. Yaklaşık olarak tüm menapoz sonrası kadınların 1/3ünün bu problemi bulunmaktadır.
İlerleyen yaş,doğum,fazla kilo obezite,diabet,kalıtımsal sebepler,kabızlık,sigara,kronik hastalıklar, geçirilmiş rahim ameliyatı, tekrarlayan idrar torbası enfeksiyonu, fistüller.
İdrar kaçırmanın 6 şekli vardır
Karın içi basıncı arttıran aktiviteler esnasında (gülerken,hapşırırıken, egzersiz yaparken, yürürken, öksürürken) istemsiz idrar kaçmasıdır. Kadınlardaki idrar kaçırmanın en sık görülenidir ve idrar kaçıran kadınların %50-70 nde görülmektedir. Stres tipi idrar kaçırmanın en sık nedeni pelvik taban kaslarının zayıflığıdır. Çok sayıda doğum, iri bebek doğurma, fazla kilolar, menopoz, ailesel yatkınlık risk faktörleridir. Stres tipi idrar kaçırmanın bir diğer nedeni mesane boşalmasını kontrol eden kasların yetersizliğidir. Sfinkter denen bu kaslar mesane dolarken üretrayı kapalı tutar, zamanı gelince gevşeyerek idrar yapmaya izin verir.
Tuvalete gitme ihtiyacı hissedildiği anda yetişemeden idrar kaçırma şeklidir. Daha önce geçirilmiş mesane enfeksiyonları, omurga travması, ileri derecede bel fıtığı, diyaebet, parkinson, demans, ve kas hastalıkları hazırlayıcı sebeplerdir.
Hastalar aynı anda hem stres hem de urge tipi idrar kaçırma şikayetlerine sahip olabilirler.
Overflow inkontinans olarak da adlandırılan bu tip idrar kaçırma mesanenin aşırı gerilmesine bağlı olmaktadır. Mesane kapasitesinin üzerindeidrar biriktiğindeidrar yapma zorunluluğu hissetmeden küçük miktarda idrar kaçırması taşma tipi idrar kaçırmanın tarifidir. Diyabet, geniş pelvik operasyonlar, omurilik yaralanmaları , prostat büyümesi ve multipl skleroz gibi bazı kas hastalıklarında sık görülmektedir.
Sıklıkla idrar yollarının bir bölümü ve vajina arasında oluşan normal dışı bir açıklık (fistül) nedeniyle oluşan sürekli idrar kaçırmadır.
İdrar tutan mekanizmanın yani sfinkterin herhangi bir nedenle zedelenmesi halinde hastalar idrarlarını hiç kontrol edemezler ve sürekli olarak idrar kaçırırlar. Geçirilmiş iyi huylu prostat ameliyatı, prostat kanseri ameliyatı veya sfinkter bölgesine doğru olan travma bu tip idrar kaçırmanın nedenleridir. Tedavisi yapay sfinkter (artificial urinary sphincter) veya mesane boynunu askıya alma ( male sling ) operasyonlarıdır.
İyi bir sorgulama idrar kaçırmanın tipi hakkında fikir verebilir.
Jinekolojik muayene ile rahim sarkması, idrar torbası sarkması (sistosel), barsakların sarkması (rektosel, enterosel) gözlenmelidir.
Hasta özel olarak hazırlanmış bir anket formuna idrar kaçırmanın nasıl olduğunu , zamanını ve miktarınıkaydetmelidir.
İdrar kültürü yapılmalı ve idrar yaptıktan sonra mesanede kalan idrar miktarı (postvoid rezidü) ölçülmelidir.
İdrar kaçırmanın hangi tip olduğu hakkında en doğru tanıya ulaşmakta yardımcıdır.
Mesane boynu mobilitesi olarak isimlendirilen , idrar torbası ve idrar yolu arasında stress ile oluşan değişiklik ölçülmektedir.
Tedavide hastanın idrar kaçırma tipinin belirlenmesi önemlidir. Konservatif, medikal yani ilaç tedavisi ve gerektiğinde cerrahi tedavi uygulanmaktadır.
Stress tip idrar kaçırması olan hastalarda pelvik taban kaslarını güçlendirerek idrar tutmaya yardımcı olur.
sıkışma tipi ve /veya stres tipi idrar kaçırma şikayeti olan kadınlarda etkilidir.
Manyetik dalgalarla pelvis taban kasları ve sinirleri aralıklı olarak uyarılır.
Maksimum üretra kapanma basıncını artırır.
Antikolinerjik ilaçlar ya da trisiklik Antidepresanlar idrar torbasının genişlemesine yardımcı olur ve kapasitesini arttırıp, idrar torbasının istemsiz kasılmalarını baskılar.
Sadece stres tip ve sfinkter yetmezliği olan idrar kaçırmalarında yapılmalıdır.
Evli çiftlerin 1 yıl korunmasız ve düzenli birlikteliklerine rağmen gebelik elde edememelerine infertilite (kısırlık) denir. Hiç gebelik oluşmamışsa bu çift primer infertil olarak tanımlanır. Evli çiftlerin % 15'inde üreme problemi olmaktadır! İnfertilite nedeniyle gelen çiftlerin 1/3'ünde erkek faktörü, 1/3'ünde bayan faktörü ve kalan 1/3'te de hem erkek hemde bayan faktörü infertiliteden sorumlu bulunur. Dolayısiyle ortalama % 50 vakada erkek faktörü mevcuttur...
Testisin içindeki Leydig hücrelerinden, beyinde yapılan Luteinizan hormon (LH) sayesinde Testosteron (T) üretimi uyarılır ve bu da spermatogenezi dolaylı yoldan etkiler. Sertoli hücreleri FSH in hedef hücreleridir. T ve FSH seminifer tübül epiteline yönlendirilmiş hormonlardır.
İnsan testisi çifte fonksiyonlu bir organdır. Testis içindeki Seminifer tübüllerde; spermatogenez (sperm yapımı) oluşur ve intersitisyel dokudaki Leydig hücreleri de steroid hormoları (androjenleri) salgılar. Bu testiküler fonksiyonlar yakın ilişki içindedir. Testosteron (T) sentezi yalnızca sperm üretimi için değil aynı zamanda sekonder (ikincil) sex karakterlerinin gelişmesi ve normal cinsel aktivite için de gereklidir.
Testis hacminin %85-90 ını germ hücreleriyle bunları destekleyen sertoli hücreleri oluşturur. Sertoli hücrelerinin birbirlerine sıkı bağları vardır (kan-testis bariyeri). İmmun sistemin spermatozoalara karşı reaksiyon oluşturmamaları için bu bariyer önemlidir.
Germinal yada spermatojenik hücrelerinin ürettiği spermler 13 değişik aşama gösterir. Erken spermatogonyumdan olgun spermatozoa aşamasına dek uzun bir süre geçer. Bu yaklaşık 74 gün sürer.
Spermler testiste iken henüz ovumu dölleyebilecek olgunluğa gelmemiştir. Epididimden geçerken hareket ve dölleyebilme yeteneği kazanır sperm taşıyan tüpler içinde ilerlerler. Daha sonra seminal kese ve prostat bezisıvısı spermlere eklenir.